Ailesi hala katilini arıyor! 30 senedir dinmeyen acı

02.08.2022 19:47 Haber Deposu: Özgürlük İngiltere’de 30 yıl ilkin işlenen ve bilgileri herkesi dehşete düşüren bir katliam hâlâ çözülmedi. 1992 senesinde ilkin ortada kaybolan, sonrasında da cesedi boğulmuş halde bulunan 9 yaşındaki çocuğun ailesi hâlâ bu acıyla yaşıyor ve katili arıyor…Ona ‘sempatik haydudumuz’ diyorlardı.
Şimdi 61 ve 58 yaşlarında olan Kevin ve Janey Webb, fare benzer biçimde saçlı, yeşil gözlü yeğenlerini çamurla ve solucanlarla oynayan, dedesine devamlı şakalar icra eden bir çocuk olarak hatırlıyorlar.
HİKÂYEYİ BÜYÜK TEYZESİ ANLATTI
Çift, Christopher’ın ölümü esnasında yedi yaşındaki oğulları Karl ile yakınlardaki Feltham’da yaşıyordu ve sık sık yeğenlerini görüyorlardı.
The Independent’a konuşan Webb, “O, sempatik bir hayduttu” dedi ve anlatmaya devam etti “Büyükbabası engelliydi ve tekerlekli sandalyedeydi ve Christopher ve Karl, şu demek oluyor ki bizim oğlumuz, ayrılmazlardı. Dedelerinin protez bacağı vardı ve ona çaktırmadan bacağı alıp saklarlardı. Sonrasında da üzülmesin diye getirip geri verirlerdi.” Christopher’ın okuldan hep üstü başı ve yüzü kapkara vaziyette döndüğünü özetleyen büyük teyzesi Webb, “Okulu severdi” diye ekledi. “Okulda hepimiz onun arkadaşıydı. O herkesi severdi ve hepimiz onu severdi. Oldukça akıllıydı.
ANNEANNE VE DEDESİ ACILARINA DAYANAMAYIP ÖLDÜJaney Webb, Christopher’ı torundan ziyade bir oğul olarak gören annesinin cinayeti asla atlatamadığını ve 1997’de öldüğünü söylemiş oldu. Bu büyük acılara dayanamayan babası da 1988’de hayata veda etmişti.
Ufak kız kardeşi Mary-Ann, Christopher’ın odasının otuz yıl ilkin kaybolduğu gün bırakıldığı aile evinde yaşamaya devam ediyor.
Şimdi ailecek Cornwall, Newquay civarlarında yaşayan Janey Webb, “Mary evladı oldukça sevmiş oldu ve onu oldukça özlüyor” dedi.
“Yaşamı süresince çalıştı fakat dört yıl ilkin multipl skleroz teşhisi kondu ve şimdi eve bağımlı hale geldi.
NELER YAŞANMIŞTI?
Christopher Stanley, Temmuz 1992’de büyükannesinin bahçesinden kaybolduktan sonrasında boğulmuş halde bulunmuş oldu. Teyzesi ve amcası, adli tıp teknolojisindeki aşama kaydetmelerin bigün onun cinayetini çözebileceğini umuyor.
Christopher, 29 Temmuz 1992’de ansızın ortadan kaybolduğunda Londra’nın batısındaki Hounslow’daki büyükannesinin evinin önünde bir arkadaşıyla oynuyordu.
Polis, yakındaki 200 dönümlük Hounslow Heath’i taramak için termal görüntüleme kameralı bir helikopter kullanırken, sevdikleri onu saatlerce aradı.
Sadece talihsiz çocuk, ertesi gün iki adam çocuk tarafınca çırılçıplak soyulmuş, boğulmuş ve Hounslow Heath golf sahasının on dördüncü deliğinin yakınında, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma, baraka benzeri beton bir yapıda bulunmuş oldu.
O gün giydirilmiş olduğu Ghostbusters tişörtü ve öteki giysiler asla bulunamadı ve asla kimse onun öldürülmesinden yargı giymedi.
24 yaşındaki bir komşuları başlangıçta cinayetle suçlandı ve Old Bailey’de yargılandı, sadece hemen sonra jüri bu komşuyu suçsuz buldu.
30 YIL SONRA HÂLÂ CEVAP ARIYORLAR
Otuz yıl sonrasında, Christopher’ın ailesi hala cevaplar için umutsuz sadece DNA testleri ve öteki adli tıp teknolojisindeki aşama kaydetmelerin, polisin vakayı tekrardan incelemesi durumunda “sempatik haydutlarını” kimin öldürmüş olduğu gizemini nihayet çözebileceğini umuyorlar.
Aile, bir araya her vardığında Christopher sağ olsaydı neler olurdu diye düşünüp hayal kuruyor.
“Bugün yaşasaydı evlenip evlenmeyeceğini ve hangi işi yapacağını merak ediyoruz. Fakat teyzesi Mary’ye oldukça iyi bakardı, bundan eminiz.”
Çift, Christopher’ın cesedinin fundalığın kenarında bulunmuş olduğu eski ordu sığınağını tekinsiz kişilerin gittiği bir yer olarak tanımladı.
Silahların ateşlenebileceği boşluklarla donatılmış beton müdafa yapısının etrafındaki alan, okul çocuğunun gözden kaybolması ve öldürülmesi için oldukça geniş ve elverişliydi.
Christopher’ın teyzesi ve amcası, çocuğun cesedinin bu yapının girişinde, yarısı içeride yarısı dışarıda duracak şekilde bulunduğunu ve yapının içindeki ısı sebebiyle ölüm zamanının belirlenmesinin zor bulunduğunu söylediler.
“ONU KURTARABİLİR MİYDİK?”
Janey Webb’in aklından hâlâ yeğenlerini zamanında kurtarıp kurtaramayacaklarına dair düşünceleri çıkmıyor.
Hanım “Arama yaparken aslen o yerin yanından geçtik fakat açık ki o sırada Christopher’ın içeride bulunduğunu bilmiyorduk,” dedi. “Temelde, kapıdan sürünerek geçmek için dört ayak üstüne çıkmanız gerekiyor. Bugün hâlâ baksaydık onu kurtarabilir miydik diye merak ediyoruz – bu asla bilemeyeceğimiz bir şey.”
Ek olarak, kaybolduğunda Christopher’ın metal bir oyuncak tabancayla oynadığı da ortaya çıktı fakat oyuncak asla bulunamadı.
Çift, katilin yakındaki bir çöp sahasındaki bir yakma fırınında Christopher’ın giysilerini ve eşyalarını yok etmiş olabileceğine inanıyor.
Janey Webb, “Polis bizlere, yeni kanıtlar ortaya çıkarsa, tekrardan araştırabileceklerini söylemiş oldu, böylece biz, ailemiz ve arkadaşlarımız gece gündüz aradık ve onun giysilerini yada silahını bulabilecek miyiz diye baktık” dedi.
“Her çöp kutusu üç millik bir yarıçap içinde arandı ve konseyin kutuları toplamasını durdurdular. Fakat Christopher’la ilgili her şey gitmişti. Bu da bizi katilinin yakma fırınlarına erişimi olduğuna inandırıyor.”
Christopher, büyükanne ve büyükbabasıyla beraber kaybolduğu yerden ortalama bir mil uzaktaki bir mezarlığa gömüldü.
Ailenin o zamanlar bir gömüt taşına parası yetmedi. Fakat Christopher’ın büyük amcası tarafınca yapılmış tahta bir haç, şimdi yatmış olduğu yeri işaret ediyor.
Koruluğun kenarındaki o eski beton binanın etrafındaki alan, o zamandan beri tekrardan geliştirilerek yoldan bakıldığında daha görünür hale getirildi.
Webb’ler yanlarından geçerken ona bakmayı reddediyorlar ve seneler içinde onu yıktırmak ya da girişi doldurmak için başarısız bir girişimde de bulundular.
KUZENİ FOTOĞRAFLARINA BİLE BAKAMIYOR
Christopher’ın sevgili ‘büyük ablası’, teyzesi Mary’nin kucağında oturan ve büyükannesinin evindeki kanepede uzanırken çekilmiş kıymetli fotoğrafları var. Fakat bunlar Webb’lerin Newquay’daki evlerinde saklı. Bu sebeple şimdi 37 yaşlarında olan oğulları Karl hâlâ acı çekiyor ve onları görmeye dayanamıyor.
Şimdi tek umutları, bir ailenin 30 senelik acısını çözmeye destek verir diye düşünerek yetkililerin davayı yine ele alması ve yeğenleri için adaleti sağlayabilmek.
Janey Webb, “Christopher’ın giysilerine haiz olmadıklarını biliyorum fakat şimdi DNA ve adli tıp o denli ilerledi ki, polisin elinde tekrardan kontrol edebilecekleri başka bir şey olmalı” dedi ve sözlerini şöyleki sonlandırdı:
“Neler bulunduğunu bilmemiz gerekiyor ya da birilerinin yaptıklarından dolayı adalete teslim edildiğini bilmemiz gerekiyor.”
 

Son Dakika Haberler